20 Şubat 2011 Pazar

Televizyon: Öldüren Eğlence

            Değerli arkadaşım Hakan İpek’in “Tiyatro, Tiyatro Olalı Böyle Eziyet Görmedi! …” başlıklı yazıma yaptığı yoruma cevap yazarak başlamıştım. Ama yazdıkça baktım ki bir yorum cevabını aştı. Bu nedenle televizyon tartışmasını içeren ayrı bir yazıya dönüştüreyim dedim.
             Televizyon tartışması kritik bir tartışma. Hele çocuk sahibi olup da onun neyi izleyip, neyi izlemeyeceğine karar vermeye başladıktan sonra daha da önem kazanıyor.

19 Şubat 2011 Cumartesi

Tiyatro, Tiyatro Olalı Böyle Eziyet Görmedi ! …

                 İnsan niye tiyatroya gider? Yani mesela televizyon izlemek son derece konforlu bir etkinliktir. İçkinizi alıp, ayağınızı uzatabilirsiniz; beğenmezseniz başka bir kanala geçebilirsiniz. Sinema ise evdeki konforu vermese de görüntüsü ve ses kalitesiyle ayrı bir tat verir. Ama yine de birçok kişi tiyatrodan ayrı bir zevk alır. Oyunun ortasında kalkıp gidemeyeceğini, hıçkırık tutsa kıvranacağını, bir şey yiyip içme konforunun olmayacağını bile bile tiyatroya gitmek ister. Acaba niye? Ben bugün bu sorunun cevabını, olmayana ergi yöntemiyle öğrendim. Nasıl öğrendiğimi anlatacağım ama önce niçin ısrarla tiyatro sorusuna yanıt verelim.